Cikipta gidersen kapilar kapali Senle yada sensiz bu yürek yarali Kirmisim kalemi hic tereddüt etme Timsah göz yasini bahane etme
Belki zor olacak yalnizmi kalacak Hergün sizlayacak kalbimi caldigin yerine birak
Bilemiyorum birimi alir belkide acir kirardami birakir Önümü göremiyorum yenemiyorum hepmi kara düzen yapisir Yakami kurtaramiyorum yapamiyorum sana böylesi yakisir
Git gidebildigin kadar ne yapsam degismezsin Benim gibi seversin amma Senin kadar sevilmezsin Unutma
Git gidebildigin kadar Ne yapsam degismezsin Benim gibi seversin amma Senin kadar sevilmezsin
Bilemiyorum bilemiyorum
Cik git istersen kapilar arali Senle yada sensiz bu yürek yarali Kirmisim kalemi hic tereddüt etme Timsah göz yasini bahane etme
Belki zor olacak yalnizmi kalacak Hergün sizlayacak kalbimi caldigin yerine birak
Bilemiyorum birimi alir belkide acir kirardami birakir Önümü göemiyorum yenemiyorum hepmi kara düzen yapisir Yakami kurtaramiyorum yapamiyorum sana böylesi yakisir
Git gidebildigin kadar Ne yapsam degismezsin Benim gibi seversin amma Senin kadar sevilmezsin Unutma
Git gidebildigin kadar Ne yapsam degismezsin Benim gibi seversin amma Senin kadar sevilmezsin
SENİ SEVEN YÜREĞİME SOR BENİ...
Her gece kan-ter içinde uyanıyorsam eğer hasretin ateş olup giriyorsa koynuma seni düşünüp özlüyorsam, uyuyamıyorsam ıslanıyorsa kirpiklerim seni her andığımda yağmur olup yüreğime yağıyorsan her gece her düşündüğümde hızla çarpıyorsa kalbim sensiz bir kez olsun gülmüyorsam bu şehirde savruluyorsam sokak sokak ürperiyorsam yaprak yaprak esip geçen rüzgarlara sor beni
Hasret ateşleri yağıyorsa üzerime her gece kül ateş, ateş alev, alev kor olup yakıyorsa kahroluyorsa kalbim seni andığımda ve hiç bir kural tanımıyorsa artık titreyen yüreğime söz geçiremiyorsam kaçmak istedikçe sana dönüyorsam yine ölüyorsam aşkından her gün dirhem dirhem ateş - alev sevdalara sor beni
Seninle gözgöze her geldiğimde ben lal olmuş bülbül, sen gül oluyorsan düğümleniyorsa boğazım çıkmıyorsa sesim, daralıyorsa nefesim konuşamıyorsam tek bir kelime depremsi bir titreme başlıyorsa bedenimde ve çözülüveriyorsa dizlerimin bağı şu deli - divane gönlüme sor beni
Sensiz böyle boynu bükük duruyorsam eğer kirpiklerimden süzülen damlalar, ıslatıyorsa yüreğimi her gece. hep bulutlarda saklıyorsam gözlerini içime düşüyorsan tane tane her yağmur yağıdığında kirpiklerimin kıyısında martı olup uçuyorsan sesinden başka ses duymuyorsa kulaklarım susuyorsa denizler seni düşündüğümde gelip seriliyorsan kıyılarıma sular gibi gelip sokuluyorsan uykularıma gelip sokuluyorsan rüyalarıma sensiz geçen gecelere sor beni
Damarlarımda aşk olup dolaşıyorsan şiir olup doluyorsan kulaklarıma mavi bir coşku oluyorsan bedenimde aşkça çıkıp ırmaklarla dertleşiyorsam her gece ay gibi akıyorsan yüreğime beyaz tüller içinde yalnız yıldızlarla paylaşıyorsam seni sevdiğimi sana anlatamıyorsam bir kır çiçeği hüzün saçıyorsa gözlerime su olup akıyorsam, ateş olup yakıyorsam ve beceremiyorsam sana aşkımı anlatmayı beceremiyorsam sensiz yaşamayı ve ölmeyi şu seni ölümüne seven yüreğime sor beni Değişir yönü rüzgarın Solar ansızın yapraklar; Şaşırır yolunu denizde gemi Boşuna bir liman arar; Gülüşü bir yabancının Çalmıştır senden sevdiğini; İçinde biriken zehir Sadece kendini öldürecektir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk, iki kişiliktir.
Bir anı bile kalmamıştır Geceler boyu sevişmelerden Binlerce yıl uzaktadır Binlerce kez dokunduğun ten; Yazabileceğin şiirler Çoktan yazılıp bitmiştir; Ölümdür yaşanan tek başına. Aşk, iki kişiliktir
Avutmaz olur artık Seni bildiğin şarkılar; Boşanır keder zincirlerinden Sular tersin tersin akar; Bir hançer gibi çeksende sevgini Onu ancak öldürmeye yarar: Uçarı kuşu sevdanın Alıp başını gitmiştir; Ölümdür yaşanan tek başına. Aşk, iki kişiliktir.
Yitik bir ezgisin sadece Tüketilmiş ve düşmüş gözden; Düşlerinde bir çocuk hıçkırır Gece camlara sürtünürken; Çünkü hiç bir kelebek Tek başına yaşamaz sevdasını, Severken hiç bir böcek Hiç bir kuş yalnız değildir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk, iki kişiliktir.
Yaşayamadığım aşkları Duyduğum o tatlı yalanları Beni bu hale koyanları Sana nasıl anlatayım?
Seviyorum diyenleri Terk edip de gidenleri Aşk acısı çekenleri, Sana nasıl anlatayım?
İki yüzlü olanları Dostunu satanları Arkadan vuranları Sana nasıl anlatayım?
Kışın soğuktan donanları Çoluk çocuk bir arada kalanları Karın tokluğuna çalışanları Sana nasıl anlatayım?
Ekmeğe muhtaç olanları Ekmek için kendini satanları Namus için adam vuranları Sana nasıl anlatayım?
Hırsızlık yapanları Memleketi soyanları Şanına şan katanları Sana nasıl anlatayım?
Yaşadığım seneleri Çektiğim çileleri Düştüğüm bu halleri Sana nasıl anlatayım?
Ağarttığım bu saçları Kâlbimde ki acıları Gönlümdeki duyguları Sana nasıl anlatayım? Anlatsam da,anlamazsın ki... Gittin Sen bana gitmek için gelmiştin Geride yavaş yavaş eriyen bir kurşun bıraktın Bıraktığın şekilden çok daha başkasına bürünen Ve bir daha asla eskisi gbi olamayacak bir kurşun Gerçekten birdaha hiçbirşey eskisi gibi olmadı." Kısa bir hüzünden sonra Geldim geri döndüm sana Seviştin mi, değiştin mi Beni, yeni bir umutla Kimbilir kimler aklını çeldi Gördüğüne sevinmedin mi beni Kimbilir kimler aklını çeldi Görüdüğüne sevinmedin sen beni Üç günlük ayrılıkta neler neden değişti Unutulmuş muydum Alışıyor muydun Yavaş yavaş yokluğuma Beklenmiyor muydum Kalbini mi yordum Bunca iş güç arasında Şiir: "Bir gün beni nasıl paslı bir makasla Nasıl derinden budayıp gittiğini farkettim Yeni bir filiz veremeyecek kadar derindi Kesip attıkların sensizlikle oluşmuş hastalığıma Senin bile çare olamayacağını Benim için artık çok gecikildiğini anladım." Söyle bari son söz olsun Kızmam bundan sonra sana Dostuz artık geçmiş olsun Anlat saklama ne varsa Kimbilir kimler aklını çeldi Gördüğüne sevinmedin mi beni Kimbilir kimler aklını çeldi Görüdüğüne sevinmedin sen beni Üç günlük ayrılıkta neler neden değişti Unutulmuş muydum Alışıyor muydun Yavaş yavaş yokluğuma Beklenmiyor muydum Kalbini mi yordum Bunca iş güç arasında 
UÇURUMUN KENARINDA HAYAT ÖLÜMLE KALIM ARASINDA YÜREĞİM

Bir demet acı var ellerimde.. Birde hüzün buseleri tenimde.. Kimden nereye olduğunu bilmediğim sonsuz bil yolculuk yüreğimde.. Tutsam diyorum acıları, tutsam.... Acıtmasa düşlerimi yalanlar.. Baharlar yenik düşmese kışlara.. Gitsem diyorum bilinmeyenlere, gitsem...
 Yenik düştüğüm bir iki mısra ellerimde...
 Bir bakıyorum güneşler solmuş, bir bakıyorum bitmeyen gündüzler gece olmuş... sevsem diyorum umursamazcasına, sevsem.. Sevsem diyorum, sevemiyorum özgürce.. Sevdalarım hep bir yasağa mahkum, Gölgeler hareler gibi kararır yarınlarıma.. Sevsem diyemiyorum, sevmesemde... Sevmeler hep boğazıma düğümleniyor.... Gelemiyorum, gelmek istesemde...
 Dağlar misali duygularım yenik düşüyor yağmur misali yağan gözyaşlarıma... Ağlama diyorum bazen, ya da gülmek.. Karar veremiyorum... gülsemde ağlıyorum.. Ağlasamda kanıyorum...
 Bir iç çekiş gecelerde... bitse diyorum kararan geceler... şafak sökse... Bitse diyorum hüzünler, mutluluk gelse.. Ne şafak döküyor ne kara geceme güneş doğuyOR Bak bir iki nefes kaldı tükeniyorum...
Çünkü artık ben nefes alamıyorum...
BİR GÜN HAYATIN BÜTÜN GÜZELLİKLERİNDEN VAZGEÇİP SESSİZ SEDASIZ ÖLÜME GİTMEK
İSTERSEN YANIMA GELKİ SANA SENSİZ YAŞAMANIN SENSİZ OLMANIN ÖLÜM OLDUĞUNU
GÖSTEREYİM.
YANAĞINA DÜŞEN KAR TANESİ ERİYİP DUDAKLARINA İNDİĞİNDE VE O BİR DAMLA SERİNLİĞİ BİRİYLE PAYLAŞMAK İSTEDİĞİNDE YÜZÜNÜ RÜZGARA DÖN ORDAYIM.
Her yağmur yağdığında Kimsesiz düşlerimin kol kanat geren yalnızlığında Bilinmez bir yolculuğa çıkar yüreğim Ve sen ! Geleceksen Yağmurlu bir günün akşamında Ezberlediğim kaldırım taşlarının sokak kedilerinin arkadaşlığında Yürürken yollarda Ansızın çık karşıma Sevincim ve şaşkınlığım düşen damlaların sesinde yüreğime karışsın Tut elimi sıkıca Gelişinle,çocuklar gibi şenlensede ruhum Gözlerime sıralanan bulutları fark edemeyeceksin Dilimin ucunda sıra sıra dizilmiş kelimeler Dudaklarımda cümlelere dönüşemeyecek Gökyüzünde yağmur olup yeryüzüne düşmeyi bekleyen Sağanak misali hüzne sarılmış tüm umutlarım yinede gelişinle mutlanacağım Anlasana ...
Bilirsin hüzündür yağmurun sesi Bilirim sende benim kadar tanır yaşarsın bu hissi Kederden yana ne varsa içimin derin kuytularında sakladığım Kimsesizliğimde en içli şarkıların boğazımda düğümlenip Yastığıma başımı koyduğumda hıçkırarak ağladığım Yalnız gecelerimin öksüzlüğünü ihanetle örülmüş sol yanımın Yaşanmamış çocukluğumun ödenmemiş faturasını Atıp kaldırımlara başımı omzuna koyup Yağmurla birlikte yağacağım şehrimin sokaklarına Benimle ağlasana …
Sonra , Islak bir öpücük konduracağım yanağına usulca İyi ,ki geldin diyeceğim iyi ,ki geldin Varlığını ve yağmuru sarıp ruhuma içimdeki çocuğa Maviler giydireceğim Hüzünden eser taşımayan şarkıların melodisi yayılırken Karışıp gecenin karanlığına Gelişinle arınan yüreğimi hayalinle süsleyeceğim Ve şimdi sen ! İster loş sokak lambasının ışığında İste evine vardığında çekilip odana Yaktığın sigaranın dağılan dumanında Pencerene vuran damlaların yalnızlığında Kalemi kağıdı alıp yanına Bir şiir yaz yağmura Benimse … Bir yağmur ve mutluluk borcum olsun sana.. Kara haber tez duyulur unutsun beni demişsin Bende kalan resimleri mektupları istemişsin Üzülme sevgiceyim bir daha çıkmam karşına Sana son kez yazıyorum hatıralar yeter bana Unutma ki dünya hali veren Allah alır canı Ben nasıl unuturum seni can bedenden çıkmayınca Kurumuş bir çiçek buldum mektupların arasında Bir tek onu saklıyorum onu da çok görme bana Aşkların en güzelini yaşamıştık yıllarca Bütün hüzünlü şarkılar hatırlatır seni bana Unutma ki dünya hali veren Allah alır canı Ben nasıl unuturum seni can bedenden çıkmayınca Kırıldı kanadım kolum ne yerim var ne yurdum Gurbet ele düştü yolum yuvasız kuşlar misali Selvi boylum senin için katlanırım bu yazgıya Böyle yazmışsa yaratan kara toprak yeter bana Unutma ki dünya hali veren Allah alır canı Ben nasıl unuturum seni can bedenden çıkmayınca  Gidiyorsun iste, bilmedigim uzaklara Bakarken ardindan, gitme kal diyemedim Bu ayrilik birçok seyi aldi götürdü benden Dostlarim sordular, o gitti diyemedim... Ayrilik birçok seyi aldi götürdü benden Dostlarim sordular, o gitti diyemedim... Diyemedim, diyemedim, diyemedim, diyemedim Bakarken ardindan gitme kal diyemedim... Simdi hersey anlamsiz, yarim kaldi askimiz Akarken gözyaslarim deli gibi zamansiz Hersey anlamsiz, yarim kaldi askimiz Akarken gözyaslarim deli gibi zamansiz Seviyorum, seviyorum, seviyorum diyemedim Gururum engel oldu, seviyorum diyemedim Diyemedim, diyemedim, diyemedim, diyemedim Bakarken ardindan gitme kal diyemedim...  Sevmek kimine göre ölmek demek, Ölmek kimine göre sevmek Ama asıl gerçek ölümüne sevenler asla ölmezler… Yalnız sen değildin,en haini sendin, Kaderim ya ben hep hainleri sevdim. Al işte hepsini buraya serdim. Söylesene hangi kurşun senindi? Hala unutmadım ihanetini, Kalbimin kıyamet alametini, Vereyim de al git emanetini Söylesene hangi kurşun senindi? Kalbimi alev alev yakan mı? Hala yarasından kanlar akan mı? Biraz önce şu sırtımdan çıkan mı? Söylesene hangi kurşun senindi hangi kurşun? Bir sende gelmedim ben bu hale, Şu hain aşkların hepsi benimdi, Tanıyıpta bulamadın mı hala, Söylesene hangi kurşun senindi hangi kurşun? Hala unutmadım ihanetini Kalbimin kıyamet alametini Vereyim de al git emanetini Söylesene hangi kurşun senindi? Ne kurşunlar çıktı bilsen bu tenden Ne aldınsa helali hoş olsun benden Yazıktır ama acı olursam senden söylesen hangi kurşun senindi Gün ve gün öldürüp dirilten mi? Akıl alıp çıldırtıpta delirten mi? Alın artık şu canımı dedirten mi? Söylesene hangi kurşun senindi? Sen benim en beter halimsin artık, Nasıl olsa gözümde hainsin artık, Gördüğüm en büyük zalimsin artık, Söylesene hangi kurşun senindi? Arada bir çıkartıpta bakarsın, Olur ya boynuna belki kolye yaparsın, Hainler gününde onu takarsın, Söylesene hangi kurşun,hangi kurşun senindi? Hala unutmadım ihanetini Kalbimin kıyamet alametini Vereyim de al git emanetini Söylesene hangi kurşun senindi?  Birden masal olduğunu unutmuştum Zaman alıp akıp giderken kavrulmuştum Aşkı herzaman ki doğru gülüm Bakma korkma seven gibi bak bende soldum Git git hiç durma nasıl olsa bir gün gelir Kavuşuruz öyle değilmi Git git hiç durma nasıl olsa bir gün gelir Kavuşuruz öyle değilmi Şimdi gidiyorsun vakit kaderin Ağlama ne olur iyi yüreklim Bir tuhaf telaş sardı içimi Bilirimsen değil ben üzülmeliyim  Dert yine dert, bıktım senden Git hadi git koptuk zaten Her sebebin bendimmadem Neden sustun, neden
Olanlar oldu, yakalandık Fırtınadan yara aldık Olanca sevda bir kalemde Silinip gitti
Yıllarca aynı rol, aynı perde Yıllarca aynı ev aynı yerde Sevdimde katlandım bunca derde Ama çok yanlıştı Adı yanlış aşktı Ama suç hep bende
 Zaman değil geçen ömürmüş anlamadık Tükendik bizde yıllar gibi yaralandık Bana bıraktığın yüzümdeki bu çizgiler Alıp götürdüğün ömrümün baharları
Suçumuz neydi bizim Feryadım Tanrı'ya Sana son sözüm gülüm

Elveda
Her şey biter Herkes unutulur Ben seni kaç kere sevdiğimi unuttum Haram olsun Yıllarım olmuş ziyan Sende unut beni yok yere sevdiğini
Zaman değil geçen ömürmüş anlamadık Yenildik bizde aşklar gibi karalandık Bana bıraktığın yüzümdeki bu çizgiler Alıp götürdüğün ömrümün baharları
Suçumuz neydi bizim Feryadım Tanrı'ya Sana son sözüm gülüm Elveda
Her şey biter Herkes unutulur Ben seni kaç kere sevdiğimi unuttum Haram olsun Yıllarım olmuş ziyan Sende unut beni yok yere sevdiğini
Bir sabah boş evinde üşüyerek uyanacaksın Titrek kalbini eski mektuplara saracaksın Ben senle bir günü bir ömre kıyaslarken Sen benden bir haber başka kollarda uyuyormuşsun Olsun, avuçlarında ben burnunda benim kokum Ben seni çoktan unuttum Sen beni unutamayacaksın
Her şey biter Herkes unutulur Oooooooooooooooooooooooooo Haram olsun Yıllarım olmuş ziyan Sende unut beni yok yere sevdiğini
ilk mektup tadinda yazilmali bir askin son satirlari sana ilk mektubum saydim belki seni cok özleyeceğim ama bil ki seni hep cok sevdim ve herzaman sevecegim
seni çok seviyorum herzaman sevecegim bin kalbim olsa sana hepsini verecegim bir gun kaparsak gozlerimizi son hiçkirik göklerde bulusturacak bizi
sana bu kez okeyden çaldigimiz taslari degil yüzünün kiblesine okuyamadigim dualari yazdim ne ezberleyip unuttuğumuz hicaz sarkilari nede zulada söndürdügümüz sigaralari beyaz yalanlarimizin ince hesaplarinida degil yillardir içimden sayikladiklarimi yazdim sana idamimi son dilegine tasiyamadigim itiraflarimi çaldigin yillarimi yazdim bu kez sana içimin en iç yanigi sakin aglama sen yoklugumuda at pencereden simdi ve okudugun her satirda yirt beni duvarlara astigin her asi sitemini tak pesimede gönder hadi içimin aciyan yüzü sakin aglama sen agzimdan her kaçani ezberle sadece ve soyleyemedigim diyer yalanlari bu mektup allahin emriyle bu mektup sana tüm hasretimi
seni çok seviyorum herzaman sevecegim bir kalbim olsa sana hepsini verecegim bir gün kaparsak gözlerimizi son hiçkirik göklerde bulusturacak bizi

tipki gözlerinin renginde mürekebim satirlarin bahtimin karaliginda kaybedilmis bütün savaslarim adina yenilmisligimin mahçup cesaretine siginipta sensizlige ve hep sezsizlige biriktirdiklerimi içimde daglari deviren izleri yazdim sana bir gün bu hikayeninde bitecegi aslinda hep aklimda sana veremedigim bütün sözler artik son satirlarimda içimin en iç yanigi bendeki bir enkaz yigini senin terk etmenin bile baskaydi tadi sana hasretlenmek zaten bana bir baht baksana bu ayrilik ikimizede çok yakisti içimin aciyan yüzü sakin aglama sen bende ki bir ayriligin hüznü sende kaybetmisligin aci telasi inan seninki cabuk gecer ama benim ayriligim kim bilir kim bilir kac ömür sürer
bir gün kaparsak gozlerimizi son hickirik göklerde bulusturacak bizi
Şimdi git Say ki seninle içinden sevda geçen bir türkü söylemedik Say ki gece mektuplarının en güzel aşk şiirlerini Beraber ezberlemedik Say ki sevda trenini kaçırdığım durakta bir süre beraber Bekledik
Sen git
 
Ben gelemem bu yürekle Ya da kal Eylül yağmurlarını bekle
Seni yağmurdan sonra sevicem Saçlarıma ak düşmemiş halimle Sen yaşlardayken 18'inde, 20'nde Seni yağmurdan sonra sevicem Kaldırımların ıslak ve temiz haliyle Yaşlı yüzüm delikanlı yüreğimle Seni yağmurdan sonra sevicem Aşksız geçen onca yılı yakacağım Sevda aleminde kendi ellerimle
Şimdi git Say ki seninle sahildeki çardakta hiç dondurma yemedik Say ki oturup konuştuğun yaşlı ve yabancı bir adamdı Ve sevdadan hiç söz etmedik Say ki hiç gülmedik Aynı şeyleri sevmedik Ve yağmurdan sonra beraber yürümedik Seni, yağmurdan sonra sevicem Kimse bilmiycek, herkesden gizliycem Yağmurdan sonraki toprak kokusu olacak havada Seninle gök kuşağının altından geçicem Seni yağmurdan sonra sevicem Ve seni sevdiğimi kimseye söylemicem
Belki bu dünya gözlüyle gördüğüm son yağmur olacak Islak kaldırımlarda sırılsıklam yürüycem Ben seni yağmurdan sorna sevicem Ve bir gün ölürsem, yeşil gözlerinde ölicem
Kavuşursak biteriz biz, Biz mutlu sonlar katiliyiz. Kavuşursak biteriz biz. Sevgiyle bakan gözleri kör ederiz. Herkesin bildiği bir aşk, Herkesin attığı bir imza Herkes gibi değiliz biz. 
Belki biraz deliyiz, Ama kavuşursak biteriz biz. Pervane böceğinin mum alevine sevdası Ateş böceğinin susuzluğuyuz biz Yanar ama su içmeyiz Etrafında döner, ateşle dansederiz. Bize kimseden zarar gelmez, Biz zararı ancak kendi kendimize veririz. Severiz, özleriz, aşktan ölsek kimseye söylemeyiz. Biz artık biz değiliz. Ruhlar kavuşur ve konuşur gökyüzünde bir yerde Ama bedenen kavuşursak biteriz biz. Melekler bize ağlar, biz halimize güleriz. Onu bilir, onu söyleriz, Kavuşursak biteriz biz. İki sınır ülkenin dikenli telleriyiz, Dokunursak kanar ellerimiz. Kimselere söylemez gizli gizli severiz Ama kavuşursak biteriz biz. Bir kor var içimizde yanan, Onu küllendiremeyiz. Görüşemeyiz, konuşamayız ve sevişemeyiz. Bir aşk var bizi biz yapan, Kavuşursak biteriz biz. Biz herkes gibi değiliz. İstedeğimiz zaman gelip, İstediğimizde gidemeyiz. Kahve içip, gülüp, konuşup, başbaşa yemek yiyemeyiz. Ne bir filmdeki mutlu son, Ne de göz yumulacak bir kaçamak değiliz biz. Sadece özlemle severiz, Ve kavuşursak biteriz biz. Sevda iki kişinin birbirine aşkı değil artık. Artık her aşk her ağızda sakız. Biz birbirimize aslında her aşıktan daha yakınız. Belki ayrı şehirlerdeyiz, Ama her gece aynı mehtapta buluşur, Yağmur yağarsa, çıkar, Aynı yağmurun altında ıslanırız. Bu aşkı ancak biz biliriz. Şiirleri güvercinlerin kulağına fısıldar, Mektupları suya yazarız. Biz belki ayrıyız, Ama her gün aynı geceyi sabahlarız. Melekler bize ağlar, biz halimize güleriz. Onu bilir onu söyleriz. Kavuşursak biteriz biz.
 
BIRAKTIĞIN YERDEYİM
Bir ateş düşerde yüreğine, ararsan beni sevdiğim Bil ki yoruldum, gidemedim, uzaklarda değilim... Yarım kalmış, çaresiz sevdaların, ilk acısında, Oynanmış, kırılmış gönüllerin, son sancısında, Gidene dökülen gözyaşının, her damlasında, Sevmeye küsmüş yüreğinin, tam ortasında, Yokluğunla beni başbaşa bıraktığın yerdeyim...
 Issız, sessiz, kimsesiz, isimsiz bir yerdeyim, Çaresiz, dertli, ümitsiz, sensiz divaneyim. Yıkılmış, eskimiş, anılarla dolu bir viraneyim, Gittin, ama unutma, hep o bıraktığın yerdeyim...
Kalbim kırık, umutlar tükenmiş, yıkılmış hayallerim, Gönlüm yasta, gözler kurumuş, boş kalmış ellerim, Sevgim hüsran, şarkılar hazin, mezar olmuş gecelerim, Çabam nafile, esirin olmuşum, hâlâ bıraktığın yerdeyim...
 Bir gün, ağır gelirde sevgin, yıkılırsa dünyan başına, Her gün kırılırsa kalbin, kalırsan kimsesiz bir başına, Çekip giderse senin gibi, acımadan, kıyma gözyaşına, Yıkılma sen benim gibi, gel, hâlâ bıraktığın yerdeyim...
ACILARA BEN KEFİLİM
Gözlerinin hasretinde yüreğim boşluklarda sesini arıyor...Yankılansa sesin odama ve gözlerin geceme yıldız misali düşse yeter bana..Başka bir şey istemiyorum....Bir tek gülüşün tüm acılarıma iyi gelecek kadar güzel..Ve seninle yaşayacağımız güzel günler tüm hayatıma bedel..Boş duvarlara iismini söylüyorum ve seni yıldızlara soruyorum acaba neler yaptı diye...Vurulmuşum sana, gözlerine yanıyorum bir alev topu gibi..Hasretin sanki volkan gibi köşebaşlarında patlıyor.. Gözlerinden mahrum gecelerim katrana boyanıyor ... Yüreğimi göçmen kuşlarla sana yolladım..Boş gelmeyeceklerdi biliyorum...
Yüreğini ve gözlerini bırakacaklardı avuçlarıma...
 Acıların yarınlarda müjde kokan çiçeklerdi..Düşünsene karların altındaki citlenbikleri...Aylarca toprakla kar arasında kalırlar..Ama içlerinde hicbir zaman umutsuzluğuna yenilmezler.Yaprakları hazanı andırsa da içindeki umutlarını sererler dudaklarına..Bahar oldu mu nazlı bir gelin gibi güneşin koynuna girerler.. Tüm umutlarını güneşle sevda kokan yüreklere sererler...Aynı o misal sende hicbirşeye yenilmeyeceksin..Yarınlarını bahar addedip içindeki sevgi yapraklarını yüreğime sunacaksın..Her yaprağıda ölümüne sevdanin naif durusunu, yalnızlığa karşı dik başlılığını ve acılara karşı metanetini göreceğim..Gördükce sımsıkı saracağım seni..Bırakmayacağım seni acıların kollarına ... İyileşmesi yıllar sürecek acılarına ben her gün nefesimle merhem olacağım..Yavaş yavaş iyileşeceksin...her güneşte sana umutları bırakacağım ve gözlerin dünden daha iyi parlıyorsa o zaman daha çok saracağım iyileşmen için...Tüm acılarina ben kefilim..Yeter ki sen mutluluklara gülümse.     
|
SENİ SEVİYORUM
sevmek; bakmak değil görmekse eğer, sevmek; yanındayken başını omuzuna koyabilmekse eğer, sevmek; yanındayken yalnızlığı unutmaksa eğer, SENİ SEVİYORUM....

sevmek; senle iken yere daha sağlam basabilmekse eğer, sevmek; yokluğunda seninleymiş gibi hissetmekse eğer, sevmek; hayallerine senide sokabilmekse eğer, SENİ SEVİYORUM
| Beni kızımdan ayıran eller Bana bu sevgiyi çok mu gördünüz Ömrümde bir defa yüzüm gülmüştü Bir kere gülmeyi çok mu gördünüz Ne zararım vardı benim sizlere Suçum neydi benden ne istediniz Gözünüz mü kaldı mutluluğumda Bir kere gülmeyi çok mu gördünüz Benimde hakkımdı sevmek sevilmek Yalnızlık ne demek bilir misiniz Onunla bağlıydım ben bu hayata Bana yaşamayı çok mu gördünüz Ne zararım vardı benim sizlere Suçum neydi benden ne istediniz Gözünüz mü kaldı mutluluğumda Bir kere gülmeyi çok mu gördünüz  Mazide kalan hatıra gibi Şevkatli kollarını aç bana anne Geceler çok soğuk, sessiz ve karanlık Üşüdüm, üstümü örtsene anne Anne, anne, anneciğim Yanımda olmanı ne çok isterdim
Dizine yatıpta uyurdum anne Dilimde dua gözümde rüyasın Seni çok istedim hasretim anne Anne, anne, anneciğim Uyandım uykudan aradım seni Sağıma soluma bakındım anne Geceler çok soğuk, sessiz ve karanlık Üşüdüm, üstümü örtsene anne Anne, anne, anneciğim... Hani eski zaman masalları anlatır Hüznümü huzura dolarsın Kaşım gözümden çok içim bir parçan Annem sen benim yanıma
kalansın Hani bir biblon vardı kırdığım Üstüne ne kırgınlıklar yaşadın Ama bil ki ben de parçalandım Annem ben senin yanına kalanım Annem annem Sen üzülme Sözlerin hep yüreğimde Uzayan sohbet gecelerinde Rolleri unutup dost oluuruz Bizi bağlayan bu kan değil yalnız Annem biz birbirimize kalanız Ben kararlı uçarken yolumda Sen çatık kaşların altında Katıksız sevgiyle bakarsın Annem sen benim yanımakalansın  Annem annem Gel üzülme Ben hala senin Dizlerinde Yarım asırlık çınar, yaprakları dumanlı, Yeşerecek dalları, umutsuz, ağır zanlı.. Verilen sözler yalan, masallar olmuş kanlı, Taşlaşmış tüm duygular, sevda sarı fırtına, Zaman ile birlik ol, biraz da sen vur bana...
Bilmem kaç ölçeklidir, isyanımın depremi, Yoktur onaracak güç, bu sarsılan zemini... Ne geçmişim, ne yarın, ne de yaşanan demde, Zerresi yok umudun, dingin olmaktan yana, Yalan ile birlik ol, durma sen de vur bana...
Gölgelenmiş bir hayal, saklı hıçkırıklarım, Kan kokan yüreğimi, gören gönüller yanık, Yıkılan düşlerimden, olmuş cam kırıkları, Yaşam suyu tükenmiş, zehir dolan bağrıma, Yılan ile birlik ol, şimdi sen de vur bana.... . 
|